"İşte böylece, siz insanlara şahit/örnek olasınız, Peygamber de size şahit/örnek olsun diye sizi vasat (orta yolu izleyen/ölçülü/adaletli/dengeli) bir ümmet yaptık..."                 (Bakara Suresi/2:143)

anasayfa- aydınlık rehber-dini sorular- tavsiyeler - ailesohbetler- yağmur-edep kuralları-köprü - yolışığı- iletişim - z.defteri

 

Hayata ışık tutan mesajlar
   Zuhri ahir namazı... İdrar kalıntısı...

  selamünaleyküm hocam,
Benim iki sorum olacak. Birincisi; cuma namazının farzını kılıp (cemaatin çoğu öyle yapıyor) çıkmak uygun mudur? Ben mümkün olduğunca kılmaya çalışıyorum. Bir de cuma namazının son sünnetinden sonra kılınan zuhri ahir namazına nasıl niyet edilir? Zuhri ahir anlamı nedir? (öğle namazı kazası diye duydum doğru mudur?). Farz namazı niyeti gibi gamet getirilir mi?
      İkincisi; arkadaşımdan hanefi mezhebinde avuç ayası kadar necise müsade var diye duydum. Bu doğru mudur? Evde olmadığım zamanlar taharetlenemiyorum bu şekilde namaz kılınır mı? Bir de taharetlenirken bacağıma bazen sıvı sıçrıyor? Bu idrar mı yoksa su mu bilemiyorum bu şekilde namaz kılınır mı?
      Verdiğiniz ve vereceğiniz cevaplar için Allah razı olsun, Selamünaleyküm..

  

  Aleyküm selam ve rahmetullah...

 
 Değerli Kardeşim,
 Peygamber Efendimiz Cuma namazının farzından önce ve sonra sünnet(nafile) namaz kılmıştır. Ancak sünnet/nafile namazlar zorunlu değildir. Ancak elbette kılmak da güzel bir davranıştır ve kılan sevabını alır. Buna göre Cuma namazının farzından sonra -acil bir işi olmayan- farzdan sonraki sünneti de kılmaya çalışmalıdır.
 
   Zuhr-i Ahir namazıyla ilgili olarak ise değerli alim Prof. Dr. Hayrettin Karaman şu bilgileri vermektedir:
  "....Cuma namazının bazı şartlar üzerinde bazı ihtilaflar (ictihad farkları) vardır. Ancak bunlardan birini esas alarak Cumayı terketmek veya kıldıktan sonra -belki sahih olmamıştır diyerek- yeniden bir de öğlenin farzını kılmak doğru değildir. Kılınan Cuma namazının gerçekleşen şartları şu veya bu müctehide göre yeterli ise Cuma namaz sahihtir, öğle namazının da yerine geçmiştir.
  Cuma namazının farzı iki rekattır. Bundan önce dört, farzdan sonra da dört rekat namaz kılmanın sünnet olduğuna dair güçlü deliller vardır. Böylece sünneti ve farzıyla beraber Cuma namaz on rekattır."
http://www.hayrettinkaraman.net/sc/00049.htm
  Bu görüşe göre ayrıca zuhr-i ahir diye bir namaz kılmaya gerek yoktur. İlla kılacaksa kaza namazı ya da nafile namaz kılınabilir.  
 
İkinci sorunuza gelince:
İdrardan ne kadar kaçınılsa da tamamen korunmak çok zordur. Bu sebeple belirttiğiniz gibi avuç içini geçmeyecek miktarda idrar kalıntısıyla namaz kılınabilir. Hatta bu orandan fazla kalıntı var fakat temiz bir çamaşır giyme imkanı ya da o necaseti giderme imkanı yoksa o şekilde de namaz kılınabilir.
 
  Konuyla ilgili Büyük İslam İlmihali adlı eserinde Merhum Ömer Nasuhi bilmen Hocamız şu bilgileri verir:
"Ağır necaset sayılan bir şeyin: Katı ise üç gramdan, sıvı ise el ayasından daha geniş olan miktarı, giderilmesi mümkün olunca, namazın sıhhatine engel olur. Bu anılan ve ondan daha az olan miktarlar ise az necasettir, namazın sıhhatine engel olmaz; bağışlanmış sayılır."
 
  Taharetlenirken sıçrayan şeyi su kabul edersiniz ve namazınızı kılarsınız. Hatta bu konularda şüphe ve vesveseye düşen kişilere bu sıkıntıdan kurtulmaları için peygamberimiz iç çamaşırlarına hafif su serpmelerini tavsiye etmiştir. Yani ıslaklığı idrar değil suya yoracaklar ve vesveseye düşmeyeceklerdir.
 
  Konuyla ilgili Mustafa İslamoğlu Hoca'nın bir soruya verdiği şu cevap da faydalı olacaktır:
 
  Durum bildiğiniz gibidir. Söz konusu durumda namaz kılabilirsiniz. Şer'i sınırlar aşılmamış olur. Bu hususu vesvese konusu yapmayınız. O şeytandandır. Efendimiz abdest aldıktan sonra vesveseye mani olmak için iç çamaşırına su serpermiş. Fakat tuvalete çıktıktan sonra İSTİBRA yapmayı tavsiye ederiz. İstibra, tuvaletten sonra bevl sızıntısının kesilmesi için bir müddet beklemek, yürümek, hareket etmek öksürmek gibi yöntemlerle şişenin boşalmasını sağlamaktır. Sahabe ellerini suya daldırır, elleri kuruyuncaya kadar beklerlermiş tuvayetten sonra. Tabi Arabistan sıcağında bunu yaptıklarını unutmamak gerek. Dikkat ederseniz istibra sonrası çamaşır değiştirme emredilmemektedir. Sadece abdestten önce damlamanın sağlanması amaçlanmaktadır. Çamaşıra damlayan bevl el ayasını geçmeme şartı konulmuştur fakihlerce. Bu bire bir ölçü değildir. Çamaşır kalın olur ve savıyı daha çok hapseder, bu durumda alan daralır. Tersi durumda genişler. Burada ölçü "SINIR KOYMAK" ve sınırlı bir hayata razı olmak için eğitilmektir. Çamaşırdaki bevl damlaları veya tuvalette paçaya sıçrayan bevl (idrar) zerrecikleri namaza da abdeste de şer'an mani değildir. Ancak vesveye sebep olur denilmiştir.
Vesvese bevlden daha ağır bir zihin necasetidir. Ondan kurtulmak bevlidrar)  damlalarından kurtulmaktan daha önemlidir. Bevl ile kirlenmiş çamaşırı değiştirerek kurtulursunuz, vesvese ile kirlenmiş zihinden kurtulmanın yolu da o aklın işleyin biçimini değiştirmektir. Allah oranıza buranıza değil, kalbinize nazar eder. Hiçbir kulluk kusursuz değildir. Belki de bu sınırların, emirlerin ve nehiylerin temel maksadı insana kullukta ne kadar kusurlu ve aciz olduğunu gösterip acziyetini itiraf etmesini sağlamaktır. Bu itiraf makbul kulluğun özünü oluşturacaktır. Rabbim bizleri tevfikine refik, rızasına mutabık kılsın. http://www.mustafaislamoglu.com/496_-Idrar-Damlamis-Ic-Camasiri-ve-Sarapla-Sirke-Arasindaki-Fark.html
 
    Allah'a emanet olunuz.

 
ana sayfa- kuranın  ışığında-dini sorular/cevaplar -   edep ve nezaket kuralları- tavsiyeler- mutlu bir yuva için- yolışığı- bilgisayar dünyası başarı için - yağmur  download kitap - gerekli linkler- önerdiğimiz linkleriletişim - ziyaretçi defteri 

website metrics
     İklim Tasarım Kaynak belirtmek şartıyla  sitemizden alıntı yapabilir ve sitemize link verebilirsiniz.