Hani Rabbin, Meleklere: "Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var
edeceğim" demişti. Onlar da: "Biz seni şükrünle yüceltir ve
(sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar
akıtacak birini mi var edeceksin?" dediler. (Allah:) "Şüphesiz
sizin bilmediğinizi ben bilirim" dedi. (30)
Ve
Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip:
"Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin"
dedi. (31)
Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir
bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet
sahibi olansın." (32)
(Allah:) "Ey Adem, bunları onlara isimleriyle haber ver" dedi. O,
bunları onlara isimleriyle haber verince de dedi ki: "Size demedim
mi, göklerin ve yerin gaybını gerçekten ben bilirim, gizli
tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı da ben bilirim." (33)
(Bakar Suresi:30-33)
Bu ayetleri okunken siz bazı noktaları atlamaktasınız:
1-Yüce Allah insanı yaracatağını haber verirken ona(insana) büyük
bir pâye/makam/şeref biçmekte ve insanın (genel olarak
insanoğlunun/insan türünü) yeryüzüne "halife" kılacağını haber
vermektedir.
2-Melekler ise insanın bir yönünü dikkate alarak bozgunculuk
yapacak bir tür mü varedeceksin diye olayı anlamaya
çalışmaktadırlar. Buna karşılık ise Yüce Allah insanı pek çok
varlıktan üstün kılan bilme/ilim sahibi olma/yeni bilgiler edinme
özelliğine dikkat çekerek meleklerin insanı eksik algıladıklarını
onun(insan türünün) olumsuz gibi görünen bazı yanları yanın da
olumlu olan pek çok yönü olacağına vurgu yapmaktadır.
***
İnsanoğlu'nun hepsi aynı özelliklerde ve aynı imkanlarda dünyaya
gelmemektedir. Bu doğrudur. Fakat sonuçta aslında her insan pek
çok nimete sahip olarak dünyaya gelmektedir. Fakat insanoğlu sahip
olduklarına değil de hep sahip olmadıklarına odaklandığı için
sahip olduğu bir çok nimeti ve imkanı görmezden gelmekte ve
Allah'a karşı nankörce bir tavır içerisine girmektedir.
Hastanede yatan bir arkadaşım şunu söylemişti: Yanımda yatan
zengin bir insan vardı. Tükürük salgısındaki sorun sebebiyle ağız
kuruluğu çekmekte idi ve o zengin şunu söylüyordu. Ağzımda tükürük
oluşması için servetimi versem değer.
Ayrıca bir imtihan dünyasındayız. Elbette herkes bir şekilde
imtihan olmaktadır. Ve nihayetinde bu dünya hayatı ebedi değildir.
Kimi varlıkla sınanır kimi yoklukla. Kimin kârlı kimin zararlı
çıkacağı ise imtihanın karşılığını aldığımızda belli olur.
***
Şeytanın secde etmemesi meselesine gelince. Yüce Allah'ın Hz.
Ademe "ruh" üflenince secde emrini vermesi şeytan için bir
imtihandı. Şeytan büyüklendi,kibirlendi ve haddini aştıysa -haşa-
bundan Yüce Allah mı sorumludur? Örnek vermek gerekirse bir sınav
açılacağı zaman bazıları kaybedecek diye sınav yapılmayacak mıdır?
Hayır kazanan kendi iradesiyle kazanır kaybeden de yine kendi
iradesi doğrultusunda kaybeder. İnsan oğlu da "alçakgönüllü olmaya
da, kibirli olmaya da" müsaid olarak yaratılmıştır. Kimi
iradesini alçakgönüllük yönünde kullanır kimi de kibir yönünde. Ve
sorumluluk herkesin kendininidir.
***
Ayrıca Yüce Allah'ın birisini yaratmadan önce seni yarattayım mı
demesi için önce "birisi" dediğimiz bir "varlığın" olması gerekir?
Hayır bu yaklaşım bir yanılgıdır. Yüce Allah'a karşı bir haddini
aşmadır. Varettiği için Rabbimize binlerce kez teşekkür etmeliyiz.
Çünkü varolmak en büyük nimettir. Aklı başanda kimse tamamen yok
olmayı istemez.
***
İnsanın yüce Allah'a ibadet için yaratılmış olması konusuna
gelince:
Kur'an'da şöyle buyurulur:
Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye
yarattım. (56)
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni
doyurup-beslemelerini de istemiyorum. (57)
Hiç şüphesiz, rızık veren O, metîn, kuvvet sahibi olan Allah'tır.
(58) (Zariyat:56-57)
Bu
ayetlerden şunu anlıyoruz. İnsanın yapısı/fıtratı bir varlığa
tapmaya meyillidir. Nitekim sosyolojik ve tarihi araştırmalar
bunun en büyük delilidir. Çünkü tarih boyunca -tek tük bireyler
dışında dışında- her toplum bir varlığa tapmıştır. İşte bu ayetler
bize kendileri de yaratılmış ve güçleri hiç bir şeye yetmeyen
sahte tanrılara değil gerçek yaratıcı ve vareden Allah'a tapın
başka sahte ilahlara tapmayın/kulluk etmeyin diye buyurmaktadır.
Şüphesiz konuyu çok dana genişletkmek mümkün. Fakat verdiğimiz
cevapların bir bakış açısı oluşturacağının zannediyorum.
Selam ile...