HAYATA IŞIK TUTAN MESAJLAR

anasayfa- aydınlık rehber-dini sorular- tavsiyeler - aile -önerdiğimiz linkler - sohbetler

 

SUFFE

www.suffe.net

Hayata ışık tutan mesajlar
 YARATILIŞ VE İMTİHAN

 

Aşağıdaki sorumun cevaplandırılmasına yardımcı olursanız sevinirim.

Şimdiden Allah(CC) razı olsun.

 

         “Allah bizi ve bütün bu alemleri niye yarattı? Kur’an’da yaratılmışlık konusunda “ben insanları bana iman etsinler diye yarattım” ibaresi var ama; Allah’ın, ne bizim, ne meleklerin, ne de diğer yaratığı varlıkların ibadetine ihtiyacı vardır. O’dur hiçbir şeye muhtaç olmayan ezelden ebede var olan, buna karşın neden bizim bildiğimiz veya bilemediğimiz bunca şeyi var etti bunca akıllara durgunluk verecek düzeni oluşturdu neden? İnsanların dünyada bozgunluk çıkaracağını ona isyan edeceklerini bazılarının iman edip bazılarının da inanmayacağını biliyordu O her şeyi biliyordu ama yine de yarattı.

        Bir de akıl konusu Kur’an’da sıkça rastladığımız açıklamalardan biri size akıl verdim kullanın manasında. Örneğin biz insanların hayatını ele alalım iki çocuk dünyaya geliyor birisi gayet demokratik iyi eğitimli özgürlükçü bir ailede rahat bir şekilde büyüyor diğeri ise baskıcı sorunlu eğitimsiz bir ailede büyüyor. Birinci çocuk ileriki yaşamında kendine daha özgüvenli girişken toplumla daha kolay iletişime giren bir insan olarak karşımıza çıkarken ikinci çocuk sessiz, en ufak problemde kendini aşırı derecede suçlayan toplumda kenarda köşede kalıp kendini gösterme cesaretinden yoksun bir şekilde karşımıza çıkıyor.(İstisnalar kaideyi bozmaz koşuluyla). Bu insanlar ailelerini seçemiyorlar büyüme koşullarını kendileri tayin edemiyor psikolojilerini etkileyen en önemli anlarının kontrollerini kendileri sağlayamıyor ama öyle bir yerde dünyaya geliyorlar ki geleceklerinde nasıl kişiliklerde olacaklarını tahmin etmek çok da zor değil. Hepimizin aklı var ama ne kadarının kullanım hakkı bizde. Akıl sigara içme ölürsün der sen içersin doğruyu biliyorsun ama içmeye devam ediyorsun kimbilir hangi sebeple hangi psikolojik nedenlerle başladın onu içmeye doğruyu biliyorsun hadi içmesene. Akıl doğruyu bilir sana söyler ama senin algılarının onu görmeye ne kadar açık ne kadar kullanabiliyorsun onu, hayatın boyunca hep gerçekten gören gözün gerçekten duyan kulağın olabilir mi her saniyeni uyanık olarak geçirebilir misin, mümkün değil? Allah da bunu biliyor zaten ama niye size akıl verdim sözünü sıkça tekrarlıyor kullanımı kontrolü bana ait değil ki. Bu duruma göre de insanlara merhameti büyüktür boldur diyeceksiniz. Öyle olmak zorunda bizi bizden daha iyi tanıyan Rabbim, bize şah damarımızdan daha yakın olan Rabbim merhametini bol yapmak zorunda değil midir. Göklere kadar günahınız olsa tövbe edin bağışlayayım demek zorunda değil midir. Bizim içimizi biliyor bizi O yarattı eğer öyle olmasaydı hiçbirimiz değil bir gün bir saniye bile yaşayamazdı bu dünyada.

      Bize yaratılmadan önce sorulsaydı “seni yaratacağım şu anneden şu babadan geleceksin hayatın böyle böyle olacak sonunda da ya sonsuz mükafat ya sonsuz eziyet olacak yaratılmak ister misin? Cevabımız ne olurdu acaba sonsuz eziyetten korktuğumuz için hayır mı yoksa sonsuz mükafatın yanında seni yaratanı da tanıyabilme şansına erişebilmek umuduyla evet mi? Soralım Filistindeki her gün kurşunlar altında ömrünü geçiren insanlara, soralım sapık insanların elinde acımasızca kız ya da erkek fark etmeden tecavüze uğrayan masum çocuklara, merhametten yoksun insanların şerrinde her gün inleyen insanlara bir soralım buna rağmen yine de yaratılmak ister miydin? Ama bize sorulmadı ve dünyaya geldik. Bize anlatılan, kendimizin keşfetmeye çalıştığı bu oyunda yerimizi almaya çalışıyoruz bütün bu acizliğimizle beraber. Soruyorum hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Yüce Varlık bizi, bu sonsuzluğu niye yarattı. Allah’ın hikmetinden sual olunmaz diyebilirsiniz ama aklımdaki soru işaretlerine bu söz kafi gelmiyor. Eğer ben bu dünyada yaptıklarımdan sorumluysam bu dünyadan yargılanacaksam yüce divanda, o zaman bu soruların cevabını bu dünyada öğrenmeyi hakkım olarak görüyorum.

       Ve Allah Hz. Adem’i yarattı. Bütün meleklere ve şeytana kendine değil de yarattığı bu varlığa secde etmelerini emretti. Melekler hemen secde ettiler çünkü onların nefisleri yok ne görev verilirse harfiyen yerine getirirler günümüze uyarlarsak bu şekilde programlanmışlar programın dışına taşamazlar bir bakıma bilgisayar gibi. Ama şeytanın gururunu biliyordu içini biliyordu onu o yarattı çünkü, onun secde etmeyeceğini biliyordu ama yine de secde etmesini emretti. O da isyan etti sonsuza kadar lanetlendi oyun başlamış oldu. İnsanlar Allah’a şirk koşsalar dahi ki en büyük günah samimi bir şekilde tövbe etseler bağışlanıyorlar şeytanın ise sonsuza kadar tövbe kapısı kapanıyor. Hz. Adem’in cenneten çıkarılacağı da bellidir daha insanı yaratmadan önce melekler dememişmiydi dünyada bozgunculuk çıkaracaklar niye yarattın diye cennette günah sevap yoktur orda sonsuzluk istediğin her şey vardır, Hz. Adem’in buradan çıkarılacağı da daha önceden zaten biliniyordu. Ama yine de yasak bir ağaç ve meyvesi insanın nefsi baş başa bırakılıp istenen yönde ilerleme sağlanabiliyor.

          Sonuç olarak da bütün bu hikayeler oluşturulan düzen niyedir ne sebepledir amacı nedir sorusu aklımıza takılıp kalıyor.”

     

Cevap:

 Değerli kardeşim,

Sorularınız cevapları kısa bir e-mail ile cevaplandırılmaktantan çok daha hacimli. Zira sorduğnuz konularla ilgili bazen bir kitap yazılmış. Ben yine de kendi uslubumuz içerisinde sorularınızı genel olarak cevaplandırayım:
 
 -Yüce Allah eşsiz bir mükemmelliğe sahiptir. O bütün noksanlıklardan münezzehtir/uzaktır. O bütün kainatın yaratıcısıdır, fakat O'nun hiç bir şeye ihtiyacı yoktur. Kainatı -haşa- ihtiyacı olduğu için değil mükemmelliğinin,kereminin,lütfunun ve yaratıcılığının bir yansıması olarak yaratmıştır. Dileseydi yaratmaya da bilirdi. Fakat iyi ki kainatı da  da biz insanları da yaratmış.
Kur'an'da şöyle buyurulur:
 

Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları bir 'oyun ve oyalanma konusu' olsun diye yaratmadık.  

Biz onları yalnızca hak ile yarattık. Ancak onların çoğu bilmezler. (Duhan Suresi:38,39)

 

Kainat içerisinde ise insanın ayrı bir yeri ve konumu vardır. Kur'an'da insanın aratılışından bahsedilirken şöyle buyurulur:

Hani Rabbin, Meleklere: "Muhakkak ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim" demişti. Onlar da: "Biz seni  şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?" dediler. (Allah:) "Şüphesiz sizin bilmediğinizi ben bilirim" dedi.  (30)

 

Ve Adem'e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: "Eğer doğru sözlüyseniz, bunları bana isimleriyle haber verin" dedi. (31)

 

Dediler ki: "Sen yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın."  (32)

 

(Allah:) "Ey Adem, bunları onlara isimleriyle haber ver" dedi. O, bunları onlara isimleriyle haber verince de dedi ki: "Size demedim mi, göklerin ve yerin gaybını gerçekten ben bilirim, gizli tuttuklarınızı ve açığa vurduklarınızı da ben bilirim."  (33)

(Bakar Suresi:30-33)

 

 Bu ayetleri okunken siz bazı noktaları atlamaktasınız:

1-Yüce Allah insanı yaracatağını haber verirken ona(insana) büyük bir pâye/makam/şeref biçmekte ve insanın (genel olarak insanoğlunun/insan türünü) yeryüzüne "halife" kılacağını haber vermektedir.

2-Melekler ise insanın bir yönünü dikkate alarak bozgunculuk yapacak bir tür mü varedeceksin diye olayı anlamaya çalışmaktadırlar. Buna karşılık ise Yüce Allah insanı pek çok varlıktan üstün kılan bilme/ilim sahibi olma/yeni bilgiler edinme özelliğine dikkat çekerek meleklerin insanı eksik algıladıklarını onun(insan  türünün) olumsuz gibi görünen bazı yanları yanın da olumlu olan pek çok yönü olacağına vurgu yapmaktadır.

***

İnsanoğlu'nun hepsi aynı özelliklerde ve aynı imkanlarda dünyaya gelmemektedir. Bu doğrudur. Fakat sonuçta aslında her insan pek çok nimete sahip olarak dünyaya gelmektedir. Fakat insanoğlu sahip olduklarına değil de hep sahip olmadıklarına odaklandığı için sahip olduğu bir çok nimeti ve imkanı görmezden gelmekte ve Allah'a karşı nankörce bir tavır içerisine girmektedir.

Hastanede yatan bir arkadaşım şunu söylemişti: Yanımda yatan zengin bir insan vardı. Tükürük salgısındaki sorun sebebiyle ağız kuruluğu çekmekte idi ve o zengin şunu söylüyordu. Ağzımda tükürük oluşması için servetimi versem değer.

 

 

 Ayrıca bir imtihan dünyasındayız. Elbette herkes bir şekilde imtihan olmaktadır. Ve nihayetinde bu dünya hayatı ebedi değildir. Kimi varlıkla sınanır kimi yoklukla. Kimin kârlı kimin zararlı çıkacağı ise imtihanın karşılığını aldığımızda belli olur.

***

 

 Şeytanın secde etmemesi meselesine gelince. Yüce Allah'ın Hz. Ademe "ruh" üflenince secde emrini vermesi şeytan için bir imtihandı. Şeytan büyüklendi,kibirlendi ve haddini aştıysa -haşa- bundan Yüce Allah mı sorumludur? Örnek vermek gerekirse bir sınav açılacağı zaman bazıları kaybedecek diye sınav yapılmayacak mıdır? Hayır kazanan kendi iradesiyle kazanır kaybeden de yine kendi iradesi doğrultusunda kaybeder. İnsan oğlu da "alçakgönüllü olmaya da, kibirli olmaya da" müsaid olarak yaratılmıştır. Kimi  iradesini alçakgönüllük yönünde kullanır kimi de kibir yönünde. Ve sorumluluk herkesin kendininidir.

***

 Ayrıca Yüce Allah'ın birisini yaratmadan önce seni yarattayım mı demesi için önce "birisi" dediğimiz bir "varlığın" olması gerekir? Hayır bu yaklaşım bir yanılgıdır. Yüce Allah'a karşı bir haddini aşmadır. Varettiği için Rabbimize binlerce kez teşekkür etmeliyiz. Çünkü varolmak en büyük nimettir. Aklı başanda kimse tamamen yok olmayı istemez.

***

 İnsanın yüce Allah'a ibadet için yaratılmış olması konusuna gelince:

Kur'an'da şöyle buyurulur:

Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. (56)

 

Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve  onların beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum. (57)

 

Hiç şüphesiz, rızık veren O, metîn, kuvvet sahibi olan Allah'tır. (58) (Zariyat:56-57)

 

Bu ayetlerden şunu anlıyoruz. İnsanın yapısı/fıtratı bir varlığa tapmaya meyillidir. Nitekim sosyolojik ve tarihi araştırmalar bunun en büyük delilidir. Çünkü tarih boyunca -tek tük bireyler dışında dışında- her toplum bir varlığa tapmıştır. İşte bu ayetler bize kendileri de yaratılmış ve güçleri hiç bir şeye yetmeyen sahte tanrılara değil gerçek yaratıcı ve vareden Allah'a tapın başka sahte ilahlara tapmayın/kulluk etmeyin diye buyurmaktadır.

 

 Şüphesiz konuyu çok dana genişletkmek mümkün. Fakat verdiğimiz cevapların bir bakış açısı oluşturacağının zannediyorum.

 Selam ile...

 

ana sayfa- kuranın  ışığında- iz bırakan yazılar- ufuk ötesi- gerekli linkler- önerdiğimiz linkler- edep ve nezaket kuralları- tavsiyeler- mutlu bir yuva için- inceleme:satanizm- mesaj defteri- bilgisayar uzmanı- dini sorular/cevaplar - başarı için - dowloadkitap - yağmur iletişim - bizimsuffe@hotmail.com    

 Hayrettin Karaman`ın Web Sitesi       İklim Tasarım Kaynak belirtmek şartıyla  sitemizden alıntı yapabilir ve sitemize link verebilirsiniz.