"İşte böylece, siz insanlara şahit/örnek olasınız, Peygamber de size şahit/örnek olsun diye sizi vasat (orta yolu izleyen/ölçülü/adaletli/dengeli) bir ümmet yaptık..."                 (Bakara Suresi/2:143)

anasayfa- aydınlık rehber-dini sorular- tavsiyeler - ailesohbetler- yağmur-edep kuralları-köprü - yolışığı- iletişim - z.defteri

 

Hayata ışık tutan mesajlar
   Bu ifadeler sahih mi?

Aşağıdaki rivayetin kaynağını bulamadım ama muteber bir tasavvuf ehli hoca anlattı ve internette de çokça var. Şimdi bu sözü söyleyen hocaya başka bir hoca kafir olmuş dedi. Çünki cebrail(a.s.)'ın kuranı peygamberimize indirdiği kuran ve mütevatir haberle sabit olduğundan bunu inkar eden kafir olur diyor. Aşağıda rivayet ne manaya gelir. Kaynağı varmı. Kaynağı olsada; bu çelişkili ve kurana ve sünnete ters olan rivayetleri büyük bir tasavvuf cemaatinin hocası nasıl anlatabiliyor. Lütfen geniş bilgi. Başka arkadaşlarında kafası karıştı. Bu rivayet şirk midir. Nasıl anlayalım. Bunu söyleyen hoca kafir oldumu...??

 

 

"Hz.Muhammed(s.a.v) Cebrail’e sordu:

-Vahyi nereden alırsın? Cebrail:

-Perde gerisinden Ya Rasulullah, dedi.

Hz.Muhammed(s.a.v):

-Hiç baktın mı ne var perde gerisinde? Cebrail:

-Bakmadım, dedi.

Hz.Muhammed(s.a.v):

-Bir daha ki gelişine bak öyleyse oldu mu, dedi..

Bir süre sonra Cebrail tekrar vahiy getirdi. Hz.Muhammed(s.a.v) sordu:

-Ne gördün perde ardında?

Cebrail:

-Seni gördüm Ya Rasulullah, meğer ben vahyi senden alır sana verirmişim…

Hz.Muhammed sadece gülümsedi. Cebrail hayretler içindeydi. Muhammedî bilince eren müminler, bütün sırların kendilerinde olduğunu, ilim ve hikmet akışının özden olacağını bu olayla düşüneceklerdi…"


  Cevap:

  Değerli kardeşim,
 Malesef insanlar her sözün ahirette hesabının verileceğinin farkında olmaksızın pek çok şeyler söylüyorlar, yazıyorlar. Bu ifadeler kendilerin Yüce Allah'ın huzurunda zor durumda bırakacak ve Peygamber efendimize de bir iftira niteliğinde...

  Kur'an'da şöyle buyurulmakta: " Allah: Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, "Beni ve anamı, Allah'tan başka iki tanrı bilin" diye sen mi dedin, buyurduğu zaman o, "Hâşâ! Seni tenzih ederim; hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söyleseydim sen onu şüphesiz bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, halbuki ben senin zâtında olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin. / Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyle görensin." (maide Suresi:116-117)
 

  Allah'tan, Peygamber'den, dinden,imandan söz ediliyorsa insan her sözünü /her satırı ölçüp biçerek konuşmalı ve çok hassas olmalıdır. Felsefi tasavvufla uğraşanların bazıları malesef bazen tevhid inancının sınırlarını zorlayacak beyanlarda bulunabilmekte.   

   Sorunuzda aktardığınız  ifadelerin doğru olması nasıl mümkün olabilir? Bu sözler/ifadeler Peygamber efendimize bir iftiradır. Kur'an'da defalarca kez Kur'an'ı vahyedenin Yüce Allah olduğu açıkca belirtilmekte. İşte ayetlerden bir kaç örnek:

 
" Biz Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve (nitekim) İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, esbâta (torunlara), İsa'ya, Eyyûb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Davud'a da Zebûr'u verdik." (Nisa:163)
 
" (Resûlüm!) Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlâs ile) kulluk et. " (Zümer Suresi:2)
 
" Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.
 Apaçık mucizeler ve kitaplarla (gönderildiler). İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı indirdik.
 " (Nahl 43-44)
 
"Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakîmdir." " İşte böylece sana da emrimizle Kur'an'ı vahyettik. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen doğru bir yolu göstermektesin."  (Şura Suresi:51-52)
 
  Peygamber Efendimizin de şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

"Hıristiyanların Meryem oğlu İsa’yı aşırı övdükleri gibi beni de aşırı övmeyin. Şüphesiz ki ben Allah'ın kuluyum. Bana, "Allah'ın kulu ve O'nun elçisi" deyiniz."  (Buhari,Enbiya,48)

 

 Sorunuzun diğer bölümüne gelince bazı sözler "elfazı küfür (küfür sözler)" olarak nitelendirilir, ancak bu sözleri kasıtlı olarak inkar amaçlı kullanmayan kimseler kafirlikle itham edilemezler.  Ancak bu tür sözlerden her zaman kaçınmak gerekir.


 
ana sayfa- kuranın  ışığında-dini sorular/cevaplar -   edep ve nezaket kuralları- tavsiyeler- mutlu bir yuva için- yolışığı- bilgisayar dünyası başarı için - yağmur  download kitap - gerekli linkler- önerdiğimiz linkleriletişim - ziyaretçi defteri 

website metrics
     İklim Tasarım Kaynak belirtmek şartıyla  sitemizden alıntı yapabilir ve sitemize link verebilirsiniz.