Değerli kardeşim,
Allah'ım ilme olan ilginizi artırsın ve sizi dinde ilim sahibi
kılsın.
Elbette Kur'an uçsuz bucaksız bir ummandır/okyanustur. Ne
kadar çok yeri bilirsek, okursak o kadar güzeldir. Tabiri
caizse insanın kendisini sadece -kısa surelere- mahkum etmesi bir
"nasipsizlik"tir. Aslında "namaz sureleri" diye bir tanımlama
noksandır, yanlıştır. Çünkü Peygambere Efendimizin böyle bir
uygulaması olmamıştır. Esas olan mümkün derece Kur'an'ın farklı
farklı yerlerinden kolayına geleni okumaktır.
Ancak şu da var ki; namazda "yanlışsız"
okuduğumuz/ezberlediğimiz yerleri okumaya gayret etmeliyiz. Hiç
değilse namazların "farzlarını" kılarken hatasız okuduğumuz
yerleri okumalıyız.
İlmihal kitaplarında "Zelletül Kârî" (Okuyucu
Hataları) bölümlerinde bu konu ayrıntılı bir şekilde anlatılır.
Fakat günümüz insanı için bunlar karmaşık gelebilir,
Bu sebeple ben kısaca şöyle özetliyeyim:
-Namazlarda Kur'an'dan sureler bütün olarak okunabileceği gibi,
uzun sürelerden "bir bölüm" ya da "bir kaç ayet" de okunabilir.
-Arap olmayan insanların oukuyuşlarında biraz daha "tolerans"
vardır. Zira insanlar "yapabildiklerinden" sorumludurlar. Bu
nedenle çabaya rağmen "kasıtsız" mahreç hataları namazı bozmaz.
-Fatiha hatasız okunursa, "dinin özüne aykırı bir anlam
oluşmadıkça" KASITSIZ kıraat hataları namazı bozmaz. Fakat hata
yaptığını anlamışsa kıldığı rekat içinde tekrar doğrusunu okumak
yeterlidir ve bundan dolayı sehiv secdesine gerek yoktur.
-Namazın özellikle farzlarını kılarken iyi bildiğimiz ve hatasız
okuduğumuz bölümleri okumaya çalışmalıyız. Zira bu konuda farz ile
nafileler arasında fark vardır.
-Hiç değilse namazda daha çok okuduğumuz Kur'an bölümlerinin
anlamlarını da "genel olarak" okuyup öğrenirsek namazı daha
bilinçli ve huşu içerisinde kılarız.
Selam ve dua...