"İşte böylece, siz insanlara şahit/örnek olasınız, Peygamber de size şahit/örnek olsun diye sizi vasat (orta yolu izleyen/ölçülü/adaletli/dengeli) bir ümmet yaptık..."                 (Bakara Suresi/2:143)

anasayfa- aydınlık rehber-dini sorular- tavsiyeler - ailesohbetler- yağmur-edep kuralları-köprü - yolışığı- iletişim - z.defteri

 

Hayata ışık tutan mesajlar
 Recm

selamün aleyküm hocam. recm dinimizde varmıdır?açıklayabilirmisiniz?saolun Allah razı olsun

 

 Değerli kardeşim,

Recim konusuyla ilgili olarak değerli bir komisyon/heyet tarafından hazırlanan ve Diyanet Vakfı tarafından neşredilen "Kur'an Yolu" isimli tefsirde konuyla ilgil görüşler değerlendirildikten sonra şu değerlendirme yapılmakta:
 

 "......

a) Recim cezası İslâm'dan önce vardır ve uygulanmıştır, İslâm'ın getirdiği, başlattığı bir ceza değildir.

b) Zina cezalarının daha hafif olanları Kur'ân-ı Kerîm'de yer aldığı halde re­cim cezasına Kur'an'da yer verilmemiştir. 25. âyette gelecek olan mümin cariye­lerle ilgili "Evlendikten sonra fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının ya­nsı gerekir" mealindeki ifade, hür ve evli kadınların zina cezalarının da yüz sopa olduğuna işaret etmektedir. Çünkü yüz sopanın yansı uygulanabilir, fakat recim (ölüm) cezasının yansından söz edilemez.

c) Hz. Peygamber, hayatında uygulanan birkaç recim cezasında hazır bulun­mamış, infazı başkalarına havale etmiştir. Suçun ispatı bu vak'aların tamamında suçlunun itirafıyla hâsıl olmuş ve ceza, müslüman suçluların ısrarla günahtan te­mizlenmeyi istemeleri üzerine infaz edilmiştir.

d) "Zina ettim, beni cezalandırarak temizle" diye gelen müslümanlan Hz. Peygamber Önce geri çevirmiş, söylediklerini duymamış gibi davranmış, ısrar et­meleri üzerine kurtarıcı telkinlerde bulunmuş, "Deli mi, içmiş mi, yaptığı zina ol­madığı halde öyle mi sanıyor?" demiş, bütün bunlara rağmen ısrar ettikleri için ce­zalandırma yoluna gitmiştir

e) Mâiz isimli sahâbî, infaz başlayınca can acısıyla kaçmaya başlamış; arka­sından yetişen infazcılar onu öldürmüşlerdi. Dönünce durumu Hz. Peygarnber'e anlatmışlar. O da "Keşke bıraksaydınız! Tövbe ediyor, Allah da onu kabul buyu-ruyordu" demiştir. Sahabenin recmedilen müslümanlar hakkında ileri geri konuş­maları karşısında da, "O öyle tövbe etti ki bir ümmete paylaştınlsa her bir ferdine yeterdi"; başka bir rivayete göre, "O öyle bir tövbe etti ki, Medine halkından yetmiş kişiye paylaştınlsa -bağışlanmaları için- yeterdi" buyur­muştur.İbn Teymiyye, İbn Kayyim gibi fıkıhçılar bu ha­dislere dayanarak tövbe eden, kendiliğinden gelip suçunu itiraf eden suçlulara ce­zayı uygulayıp uygulamama konusunda ülü'l-emrin serbest olduğu sonucuna var­mışlardır

f) Recim cezasını getiren hadiste Hz. Peygamber,"... Bekârlar için yüz sopa ve bir yıl da sürgün, evli veya evlilik geçirmiş kimseler için yüz sopa ve recim" ifadesini kullanmıştır. Müctehidler bu hadiste geçen ceza­ların İkisi hakkında farklı görüş, anlayış ve değerlendirme getirmişlerdir: 1. Kadı­nın başka bir yere sürülmesi, 2. Recim yanında bir de sopa cezasının uygulanma­sı. Hadiste bu İki ceza da yer aldığı halde bunlar uygulanmaz diyen müctehidler olmuştur. Hatta Ebû Hanîfe'nin, "sürgün cezasının had (değişmez, kanunî ceza) değil, uygulaması yöneticilere bırakılmış ta'zir cezası nevinden olduğunu" söyle­diği nakledilmiştir; yani Kur'an'da olan ceza had, sünnetin getirdiği ilâve ceza ise ta'zir olarak değerlendirilmiş olmaktadır.

Yukarıdaki altı madde bizi şu sonuca götürmektedir: Recim cezası -mutlaka ve değişmez olarak uygulanacak- hadlerden (cezalardan) değildir. İslâm'dan Önce de uygulan­dığı için İlk İslâm topluluğunun tanıdığı, yadırgamadığı, caydırıcı bulduğu bir ce­za çeşididir. Bu sebeple Hz. Peygamber çok az da olsa bu cezanın uygulanmasına izin vermiştir. Sonuç olarak evlilerin zina suçlarının had nevinden cezası, bekârlarınki gibi yüz sopadır. Recim ise kamu düzeni ve suçların önlenmesi ilkelerinin gereğine göre uygulanıp uygulanmaması, usulüne göre ümmetin alacağı karara bı­rakılmış, ta'zir nevinden bir cezadır. Cezaların çoğu gibi bu cezalar da ispat ve in­fazdan önce tövbe etmekle (pişmanlık göstermek ve ıslâh-ı hal etmekle) ülü'l-emir(yetkili merci) tarafından düşürülebilir."  (Nisa Suresi 15-16 ayetlerin tefsiri ve Nur suresi 2. ayetin tefsiri)

 

 Biz de yukardaki görüşü tercih etmekteyiz. Selamlar.


 

 
ana sayfa- kuranın  ışığında-dini sorular/cevaplar -   edep ve nezaket kuralları- tavsiyeler- mutlu bir yuva için- yolışığı- bilgisayar dünyası başarı için - yağmur  download kitap - gerekli linkler- önerdiğimiz linkleriletişim - ziyaretçi defteri 

website metrics
     İklim Tasarım Kaynak belirtmek şartıyla  sitemizden alıntı yapabilir ve sitemize link verebilirsiniz.