|
"İşte böylece, siz insanlara şahit/örnek olasınız, Peygamber de size şahit/örnek olsun diye sizi vasat (orta yolu izleyen/ölçülü/adaletli/dengeli) bir ümmet yaptık..." (Bakara Suresi/2:143) |
|
SUFFE www.suffe.net
|
|
|
anasayfa- aydınlık rehber-dini sorular- tavsiyeler - aile- sohbetler- yağmur-edep kuralları-köprü - yolışığı- iletişim - z.defteri |
|||
|
|
Migren ve Oruç
s.a. hocam,
Değerli kardeşim,
Öncelikle Rabbimden hastalığınız için şifalar dilerim. Sorduğunuz
konuyla ilgili Kur'an-ı Kerim'de Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
"Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her
kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer
günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık
gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir
fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak
hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz
(güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır."
(Bakara,184)
Ayetin "hastalar"a ilgili bölümüyle ilgili olarak Diyanet Vakfı'nın yayınladığı Kur'an Yolu isimli tefsirde şu açıklamaya yer verilmektedir:
"Ağır hastalığın oruç tutmamak için bir mazeret teşkil ettiği
konusunda görüş ayrılığı yoktur, Hafif hastalıkların mazeret olma
sınırı hakkında çeşitli ölçülerden söz edilmiştir. Birçok
müctehîdin katıldığı mâkul sınırlama, "sağlam bir kimsenin orucuna
ek acı, ağrı, bitkinlik, açlık, susuzluk getiren, oruç tutulduğu
takdirde artan veya tedavisi geciken hastalık" şeklinde olanıdır."
Buna göre Yüce Allah hastalar için bir genişlik ve kolaylık
sağlamıştır. Kişinin kendi tecrübesiyle karar veremeyeceği
durumlarda inançlı bir doktorun karar vermesi gerekir.Müslüman
hekimlerin olmadığı bir beldede İslam'a düşman olmayan dürüst bir
doktorun tavsiyesi dikkate alınır. Ancak kişi kendi tecrübesiyle
oruç tuttuğu zaman hastalığının ilerlediğini ve ciddi sıkıntı
verdiğini görüyorsa bu durumda kendisi karar verebilir.
Yazdıklarınzdan yola çıkarak şunları söyleyebilirim:
Migreniniz genel olarak Ramazan boyunca devam ediyorsa -ki ettiğini
belirtiyorsunuz- bu durumda siz de hasta kapsamındasınız. Diğer
ramazana kadar iyileşme ümidiniz varsa daha sonra bu oruçları kaza
edersiniz. (Kazanın arka arkaya olması şart değildir. Aralıklarla
tutabilirsiniz.) Yok yıl içinde de durumunuzun genel gidişatı bu
şeklide ise o zaman fidye(*) verirsiniz.
(*) Fidye :Fidye bir yoksulun bir günlük yiyeceğidir. Fıkıhçılar bunu buğday, arpa ve hurmadan bir müd (dört koşam) miktarı olarak belirlemişlerdir. Bu yiyecekler Hz. Peygamber döneminde bölgenin temel gıdaları idi. Başka zaman ve mekânlarda da fidye "temel yiyeceklerin orta kalitede olanından bir günlük ihtiyaç karşılığı" olarak tespit edilmelidir. Bu miktar fidyenin alt sınırıdır. Âyete göre daha fazlasını vermek, veren için dünya ve âhirette hayırlara vesile olacaktır.
Allah'a emanet olunuz.
|
||
|
|
|||