|
SUFFE "Yolışığı"
HAYATA IŞIK TUTAN MESAJLAR |
|
|
| anasayfa- aydınlık rehber-dini sorular- tavsiyeler - dowloadkitap -önerdiğimiz linkler - sohbetler | ||
|
KABİR HAYATI
Allah ü teala nın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun hocam. Sorum şudur ki; kabir azabı madem ki hem bedene, hem de ruha olacaktır, bu halde mezarları açtığımızda cesedin kaburga kemikleri birbirine geçmiş, her tarafını yılan ısırmış bi biçimde ve yahut anlatıldığı şekliyle azap görmüş bi bedenle karşılaşmamız gerekir fakat cesetlerde böyle bir durum mevcut mudur? bu konudaki görüşler nelerdir? hayırlı günler dilerim. Değerli Kardeşim,
Kıyamet ve yeniden
diriliş,cennet,cehennem hakkında Kur'an'da geniş ve ayrıntılı
bilgiler vardır. Ancak Kabir hayatıyla ilgili Kur'an'da ayrıntılı
bilgi yoktur. Kabir hayatıyla ilgili bilgileri daha çok hadislerden
öğrenmekteyiz.
Bazıları kabir hayatını kabul etmese de ayetlerin işaretleri ve sahih hadisler bize kabir/berzah hayatının varlığın haber vermektedir. Örneğin: 45 Sonunda Allah, onların kurdukları hileli-düzenlerinin kötülüklerinden onu korudu61 ve Firavun'un çevresini de azabın en kötüsü kuşatıverdi. 46 Ateş; sabah akşam, ona sunulurlar. Kıyamet-saatinin kopacağı gün ise: "Firavun çevresini, azabın en şiddetli olanına sokun" (denecek). (Mü'min/Ğafir Suresi:45,46) Bu ayetler Kabir hayatına işeret etmektedir: "Bu ayet, berzah aleminde vuku bulacak azabı ispatlamaktadır. Nitekim bu husus birçok hadis kitabında "kabir azabı" başlığı altında yer almıştır. Allah Teâlâ burada açık bir surette sözkonusu azabın iki safhasını beyan etmiştir. Birinci safha, Al-i Firavun'a verilecek olan şiddeti az olan azabtır. Bu azab şu şekilde olacaktır: Onlar sabah akşam cehennem ateşi ile karşı karşıya getirilerek dehşet içinde kalacaklardır. Kıyametten sonra ise asıl cezayı görecek ve ateşe atılacaklardır. Yani, onlar boğulduktan sonra, kıyamet gününe kadar geçecek süre içinde sabah akşam o ateş kendilerine gösterilecektir. Ancak bu azab sadece Firavun ve kavmine mahsus olmayıp, tüm kafirler, kıyamete kadar aynı muameleye tabi tutulacaklardır. Allah'ın salih kullarına ise, kıyametten sonra da kendilerini bekleyen o güzel cennet manzaraları sabah akşam gösterilecektir. Buhari, Müslim ve İmam Ahmed, Abdullah b. Ömer'in (r.a) Rasulüllah'dan (s.a) rivayet ettiği şöyle bir hadisi nakletmişlerdir: "Sizlerden biri öldüğünde, ona ölümünden sonra, cennet ya da cehennem ehli de olsa, sabah akşam gideceği yer gösterilir ve "İşte dirildikten sonra Allah'ın seni göndereceği yer burasıdır" denilir." (Tefhimul Kur'an,Mevdudi)
Kabir hayatı, -buna berzah hayatı da
denir- "gayba dair" bir konudur. Yani keyfiyetini/niteliğini tam
olarak bu dünyada kavramamız mümkün değildir. Kabir azabının ne
şekilde olacağı konusunda alimlerin farklı görüşleri vardır. Bir
kısmı hem ruh hem beden azab çeker derken bir kısmı ceza veya ödülü
sadece ruhun göreceği görüşündedirler.
Ancak ruh ve beden kıyamette yeniden
diriliş gününde bir araya geleceğine göre, berzah/kabir hayatında
ödül veya cezayı sadece ruh görse gerektir. Ayrıca ölen bazı
insanların cesetleri yanmakta ya da kaybolmaktadır. Ancak şu var ki
uykuda ruh bedenden ayrılsa bile bedenle (bazı hadislerde bedenden
çürümeyen bir kısmından bahsedilir) irtibatını farklı bir
şekilde nasıl devam ettiriyorsa, ölen insanın ruhunun da bedeniyle
yaşamdan farklı bir şekilde irtibatı devam edebilir. En doğrusunu
Allah (c.c) bilir.
Selamlar.
|