"Sorunuzun cevabını anlayabilmemiz için şu
bilgileri hatırlamak zorundayız:
1.İslam bütün bir hayatın meşru olarak yaşanması
için vardır. Meşru demek, Şariin, yani din koyucunun isteklerine
uygun olan, ya da helal olan demektir. Din koyucu/Şari Allah’tır (cc).
Ve Allah (cc) isteklerini bize elçisi ve kulu olan Hz. Muhammed
(sav) aracılığı ile bildirmiştir.
2.İnsanların yaptıkları eylemler dini açıdan ya
simsiyah ya da bembeyaz değildir. Siyahla beyaz arasında bir sürü
tonlar da bulunabilir. Bembeyaz olanlar, en meşru ve en sevap
işlerdir. Simsiyah olanlar da en gayri meşru ve en günah işlerdir.
Böyle bembeyaz, ya da simsiyah olanların birinin meşru, diğerinin
gayri meşru olduğunu anlamak ve icabına bakmak kolaydır. Anlaşılması
zor olanlar, hem siyah hem de beyaz ton taşıyan eylemlerdir. İşte
İslam alimlerinin görevi tam da bu noktada yoğunluk kazanır ve onlar
adeta herhangi bir eylemin siyahlarını ve beyazlarını hesabederler
ve hangi taraf galipse ona göre hüküm verirler.
3.Buna göre tam orta çizgiden beyaz ya da siyah
tarafta olanlar dahi, beyazdan en beyaza, ya da siyahtan en siyaha
kadar pek çok kademe oluşturabilirler. İyi, daha iyi, çok iyi, çok
çok iyi, en iyi işler bulunabilir. Kötüler de aynen böyle olabilir.
Bunların sıralaması zamana ve mekana göre de değişebilir. Bu gün şu
şartlarda iyi olan, yarın başka şartlarda en iyi olabilir.
Şimdi sizin sorunuzun cevabını vermeye
çalışabiliriz:
1.İnternet bir araçtır ve hayra da şerre
de kullanılabilir. Öyleyse hayra kullanılması meşru, şerre
kullanılması gayri meşrudur. Yani araçların kendileri değil, onlarla
yapılan işler hükmün konusu olurlar. Oyun oynamak ise, haram şeyler
karışmadıkça helaldir. Buna göre helal bir oyunun İnternette ya da
bir başka araçla oynanması, onun hükmünü değiştirmez. Haram olmayan
bir işi yaptırmak ve bundan para kazanmak da haram olmaz. Haram olan
şeyler bellidir ve onların hem yapılması, hem yaptırılması, hem de
onlar aracılığı ile para kazanmak meşru değildir.
2.Bununla beraber İslam her zaman ve her
iş için öncelikle en iyisini, yani en beyazını tercih ve teklif
eder. İnsanlığa en yararlı olan işler en iyi işlerdir. Bu sebeple
meşru ticari alanlar içerisinde de iyiden en iyiye doğru bir
sıralama vardır. En iyisini yapan en helal para kazanmakla beraber,
niyeti de en helalı yakalamak olduğu sürece ayrıca ibadet sevabı da
alır.
3.İslam haram kılmasa dahi, malâyaniden,
yani yararsız eğlencelerden pek hoşlanmaz. Çünkü insan bütün bir
ömrünü faydalı kılmak için yaratılmıştır. Buna göre, psikolojik
rahatlama, zihni canlı tutma, spor yapma gibi meşru bir hedefi
bulunmayan oyunlar da malâyanidir ve hoş değildir. Hoş olmayan
şeylerin en hafifi mekruh diye isimlenir. Bir şeyin hoş olmama yönü
arttıkça mekruhluğu da artar.
4.Porno/müstehcen resimler ve oyunlar
izlemek haram olduğu gibi, bunlara imkan sağlamak da haramdır.
5.Kahvehaneleri de internet kafe gibi
düşünebiliriz. Bu açıdan bakıldığında kahvehane açmakla, internet
kafe açmak arasında bir fark yoktur. Fark işin sonucuna göre
değişir. Yüz birim kötülüğe sebep olan, elbette doksan birim
kötülüğe sebep olandan daha kötüdür.
6.Her ne surette olursa olsun, oyun oynanarak
alınan ya da verilen paralar kumardır ve kumar İslam’da büyük
günahlardandır. Çayına dahi oynanmış olsa yine de kumardır.
Şimdi de sorunuzun cevabı için son sözü söylemeye
çalışalım:
Kahvehane ya da
internet kafe açmak haram değildir. Ancak buralarda haramların
yapılmasına göz yummak haramdır. Ama para kazanmak için bunlardan
çok daha beyaz, yani çok daha helal işler vardır. Eğer bu mekanları
açmada para kazanmanın ötesinde bazı hayırları yapma, ya da bazı
kötülüklere engel olma düşüncesi de varsa o zaman elbette hüküm de
değişir ve böyle bir işyeri açmak çok daha güzel olabilir. Aksi
halde daha beyaz olanla meşgul olmak daha akıllıca bir iştir. Allahü
alem. " (www.farukbeser.com)