Değerli kardeşim,
İnsanlar samimi olarak hakkı ve
hakikatı arayıp hakka yönelmedikçe ve bulunca da onu kabul
etmedikçe; yüce Allah da onlara hidayeti nasip etmez. Bazı
insanlar vardır ki siz ne kadar ikna edici deliller ortaya
koysanız da yine de inanmazlar. Peygamberleri ve onların
mucizelerini gördüğü halde inanmayan nice kimseler olmuştur.
Dolayısıyla siz hakikatleri doğru bir şekilde ortaya koymuşsanız
artık karşıdaki dilerse inanır dilerse inkar eder.
Siz ona sorun bu evrendeki
mükemmel düzen ve denge nasıl oluştu. İnsan vücudundaki mükemmel
işleyiş ve sistem nasıl oluştu? Örneğin saçını uzarken kaşınız
ya da kirpikleriniz niçin uzayıp gitmiyor. dişleriniz niçin
diğer kemikler gibi uzayıp gitmiyor? Bu kararı vücutta bunlar
kendileri mi alıyor? Evet örnek ve dellileri çoğaltmak mümkün.
Siz ikna edici delilleri ortaya
koymak ve sonra da onun hidayeti için dua etmektir.
Ayrıca iman için akıl gereklidir
fakat imanın derinleşmesi için hem akıl hem kalbe görev düşer.
İnsan elinden geleni yaptıktan
sonra artık tercih muhatabın kendinindir. Unutmayın ki
Peygamberimizin amcası olmasına ve Peygamberimiz de onu çok
sevmesine rağmen Ebu Talib iman etmeyi kabul etmemişti.
Fakat ümitsiz olmayın. Siz yine
de uygun fırsatlar da tebliğe devam edin. Kimin ne zaman hidayet
bulacağı da belli olmaz.
Selam ile...