| İÇKİ
İMAL EDEN YERDE ÇALIŞMAK...
Selamun aleyküm, efendim ben Almanya da " Meyvesu Fabrikasinda "
calisiyorum. benim isim orada bulunan makineleri kullanmak. siselere
etiket yapistiran makineyi kontrol etmek, siselerin kasalara ve
kartonlara düzgün sekilde girmesini kontrol etmek. yalniz benim
kafami kurcalayan, haftanin 2 günü meyve suyu dolduruluyorsa diger
kalan 5 günde de Kirmizi- ve Beyaz Sarap dolduruluyor. Ben yine ayni
makineleri kullaniyorum ama bu sefer Meyvesuyu icin degil Sarap icin.
Benim bu isleri yapmamda Dini bir sakinca var mi ?? Haram ( Günah )
a yakin bir davranismi. arnimin teri ve hakkimla namusumla yapiyorum
isimi. Patronum malini kullanmiyorum, hakkina girmiyorum. sadece
bana verilen isi yapiyorum. issiz kaldigim zaman icerisinde cok is
aradim ama bulamadim ve bu firmada isim cok iyi ve rahat. yani
vicdanen bir sikintim yok ama bu Sarap isi aklimi karistiriyor.
soruma aciklik getirirseniz beni sonsuz memnun etmis olacaksiniz
tessekkür ederim. Allahim yardimciniz olsun.
Çalıştığınız yerde sadece meyve suyu üretimi
yapılsaydı sorun yoktu.(Bu yüzden meyve suyu üretimi yapıldığı
günlerdeki kazancınızda sorun yok.)Ancak içki Kur'an'da kesin
olarak yasaklanmıştır:
"Ey iman edenler!
İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi
pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. Şeytan
şüphesiz
içki ve kumar yüzünden aranıza
düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan alıkoymak ister.
Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?" (Maide 90-91)
Dinimizde kötülükleri,haramları
yapmak günah olduğu gibi bunlara aracı olmak da yasaktır. Yani
sorun sizin dürüst çalışıp çalışmadığınız da değil, yaptığınız
işin kendinin haram olmasıyla ilgildir.Yani kazancımız alnımızın
terniyle olmalı fakat aynı zamanda yaptığımız iş de helal
olmalıdır.
Her ne kadar bazı eserlerde bazı
alimlerin müslüman olmayanlara içki satmanın caiz olduğu görüşü
geçmekte ise de birçok alim gibi acizane ben de bu görüşe
katılmayanlardanım.
Buna göre geçiminizi sağlamak için
helal işlerle uğraşan bir işyeri arayınız.
Bu konuda Değerli âlim Prof. Dr.
Hayrettin Karaman Hocamız da şunları belirtmekte:
"...Nebiyy-i
Ekrem (s.a.) Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde, sarhoşluk veren
içki ile alâkalı olarak on kimseyi lânetlemiştir: İçki yapan,
yaptıran, içen, taşıyan, kendisine taşınan, sunan (sâkilik eden),
satan, parasını yiyen, satın alan ve satın aldıran. Bu hadise göre
bir müslümanın içki satan yerde çalışması caiz olmamaktadır. Bir
başka hadise göre içki içilen yerde bulunmak da câiz değildir.
Fâizcilik mevzûunda vârid olan bir hadîs "fâiz yiyeni, yedireni (fâiz
ödeyeni), fâiz akdini yazanı ve buna şâhitlik edenleri"
lânetlemiştir.
Buna göre kazancının tamamı veya büyük bir kısmı fâize dayanan
müesseselerde çalışmak câiz değildir. Günah ve düşmanlık üzerine
yardımlaşmayı yasaklayan âyet (el-Mâide 5/2) de bu nevî işlerde
çalışmayı menetmektedir.
Ticaretine fâiz veya başka nevî haram karışan yerlerde çalışmak
ise böyle değildir. Âlimler bunu münakaşa etmişler; bazıları
kazanç yoluna bakılır, yol meşrû ise kazanç da helâldir
demişlerdir. Meselâ, bir kimse diğerinin parasını gasbediyor ve
meşru bir işte çalıştırdığı işçisine bu paradan ödeme yapıyorsa
mezkûr para işverene haramdır; çünkü kazanç yolu İslâmın menettiği
gasbdır. İşçiye helâldir; çünkü kazanç yolu İslâmın meşrû kıldığı
çalışma ve iştir. Âlimlerin çoğu ise şu mütâlâyı(görüşü) ileri
sürmüşlerdir: Kazancında helâl ile haram karışık bulunan her
işyerinde çalışan veya buradan kendisine bir şey verilen (hibe
edilen) kimse, aldığının haram olan kısımdan olduğunu biliyorsa
onu alması câiz değildir; bilmiyorsa câizdir. Malın çoğunun helâl
olması alınanın helâl kısımdan olduğuna delil teşkil eder.
Bu mevzû müctehid imamlar devrinden beri tartışılmış, haram
kazancın yaygınlaştığı muhit ve zamanlarda helâl yemenin mümkün
olup olmadığı üzerinde risâleler yazılmıştır. Böyle zamanlarda
sorumluluk yükünü taşıyacak olanlar sadece fakirler, işçiler ve
memurlar olamaz. Hayat zarûreti onları her nevî işte çalışmaya
mecbur eder ve zarûret varsa çalışma meşrû olur. Yapılacak şey
haramı ortaran kaldırmak ve kazançları meşrû kılmak için toplumun
gayret göstermesi, ıslâhat yapmasıdır."
http://www.hayrettinkaraman.net/kitap/helalharam/0203.htm
Selam ve dua ile...
hocam selamun aleyküm, soruma aciklik
getirip cok net bir cevap verebildiginiz icin size tesekkürlerimi
sunuyorum. kendime daha iyi ve helal bir isyeri arayana kadar
suanki isyerinde calisabilirmiyim, yoksa isi terk edip issiz kalip
kendime yeni bir ismi ariyayim. yani burda calistigim sürede baska
is ariyabilirmiyim. tekrar tekrar tesekkür ediyorum. allahim
Müslümanlari darda birakmasin.
Aleyküm selam
verahmetullah,
Değerli kardeşim,
Şu söyleyeceklerim
çerçevesinde kararı siz verin: Eğer şu anki işinizden ayırılanca
maddi ve manevi olarak zor durumda kalacak ve bunun altından
kalkamayacaksanız ya da bakmakla yükümlü olduğunuz bir aileniz
varsa ve ayrılınca onlar başkasanıa muhtaç oacaksa işinize devam
edin fakat bir taraftan da ciddi bir şekilde helal bir iş
arayın. Fakat şu anki işinizden ayrılınca maddi ve manevi
olarak ciddi bir sıkıntı yaşamayacaksanız ve buluduğunuz duruma
katlanabilecekseniz işinizden ayrılın ve o şekilde iş arayın.
En iyisini Allah
bilir.
Rabbim size/hepimize
inşaallah helal bir kazanç kapısı nabip etsin.
|