|
"İşte böylece, siz insanlara şahit/örnek olasınız, Peygamber de size şahit/örnek olsun diye sizi vasat (orta yolu izleyen/ölçülü/adaletli/dengeli) bir ümmet yaptık..." (Bakara Suresi/2:143) |
|
"Allah yoluna çağıran, makbul ve güzel işler işleyen ve 'Ben müslümanlardanım' diyen kimseden daha güzel söz söyleyen kim olabilir" (Fussilet Suresi:33)
|
|
|
anasayfa- aydınlık rehber-dini sorular- tavsiyeler - aile- sohbetler- yağmur-edep kuralları-köprü - yolışığı- iletişim - z.defteri |
|||
|
|
Hadlerin uygulanamaması ve tevbe
selamun aleykum. benim bir sorum olacaktı. şöyle ki: İslam hukunda hırsızlık, zina, fuhuş vb. gibi günahlarda caydırıcı cezalar uygulanıyor. Ki ülkemiz islam hukuku ruralları uygulanan bir ülke değil. bu durumda bu günahları işleyenlerin dinen hükmü nedir. ? sorumun cevabını en yakın zamanda bekliyorum.. selamun aleykum...
Aleyküm selam ve rahmetullah,
Sorunuzda belirttiğiniz gibi had
cezalarının adil bir yargılamadan sonra devlet eliyle uygulanması
gerekir.Had cezaları suçun kamuya dönük yönünü cezalandırmak
içindir. Hadislerde dünyada uygulanan hadlerin günahlara keffaret
olacağı belirtilmektedir.
Ancak bir kimseye had tatbik
edilmezse bu o kişinin Allah tarafından affedilemeyeceği anlamına
gelmez. Hadlerin devlet tarafından tatbik edilmediği yerlerde
işlenen günahta kul hakkı varsa ( hırsızlık ya da iftira gibi...)
bunlar ödenmeli ve sonra samimi olarak tevbe edip Yüce Allah'tan
bağışlanma dilenmeli ve kişi hayatını ıslah etmelidir.
“Ancak kim işlediği zulümden/günahtan sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Maide s./39) Selam... |
||
|
|
|||