Peygamberimizin geleceğiyle ve
alametleriyle ilgili bozulmamış Tevrat ve İncil'de bazı bilgiler
bulunmaktaydı. Nitekim Kur'an da bu durum haber verilmektedir:
"Meryem
oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları! ben size Allah'ın elçisiyim.
benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed
adında bir peygamberi müjdeleyici olarak (geldim)." demişti. Fakat
onlara apaçık delillerle gelince "Bu, apaçık bir büyüdür."
dediler." (Saf suresi:6)
Ve
yine Medine'de yaşayan yahudiler bir peygamberi bekliyorlar fakat
bu Peygamberin kendi içlerinden olacağını umuyorlardı. Ve kendi
içlerinden olmayınca da Peygamberimizi inkarı tercih ettiler.
İçlerinden az sayıda Yahudi alimi ise iman etti.
Yani
şunu demek istiyorum.Genel anlamda bir Peygamber beklentisi zaten
vardı. Fakat tabi ki bunun kim olacağı ve tam olarak ne zaman
görevlendirileceği "vahiy" gelinceye dek bilinmiyordu.
Sizin
belirttiğiniz rivayetin sahihlik derecesini bilmiyorum. Fakat
sahih bir rivayetse bile burada gayb'tan haber verme değil bir
rüya yorumu söz konusudur. Ve Yüce Allah mü'min kullarına olduğu
gibi mü'min olmayan kullarına da bazı olayları rüya yoluyla
önceden bildirebilir. bu gaybı bilmek anlamına gelmez. Bu bir nevi
bulutlara bakıp hava tahmini yapmak gibidir.
Ayrıca
Kur'an'da şöyle buyurulur:
" - Doğrusu
insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı erkeklere sığınırlardı
da onların şımarıklıklarını artırırlardı.
- Doğrusu onlar sizin
zannettiğiniz gibi, zannetmişlerdi ki, Allah asla kimseyi
Peygamber göndermeyecek.
- (Cinler, dediler ki): "Biz
göğe dokunduk, onu kuvvetli bekçiler ve alevlerle dolu bulduk."
- "Doğrusu biz göğün bazı
mevkilerinde dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim
dinleyecek olursa kendini gözetleyen parlak bir alev buluyor."
(Cin Suresi:6-9)
Bu suresinin tefsirinde alimlerimiz
tarafından; cinlerin bazı bilgileri sema ehlinden sızdırdığı ve
bunun yanına kendilerinden bir çok yalan katarak kahin dostlarına
ilettiği; fakat Kur'an indirilmeye başlandıktan sonra bu kapıların
tamamen kapandığı belirtilmiştir. Zaten ayetlerin yalın anlamından
da bu sonuç açıkça çıkmaktadır.
....
Gayb'ı mutlak anlamda sadece Yüce Allah bilir. Fakat dilerse o
bazı kullarına gayb ile ilgili bazı bilgileri direkt olarak ya da
sembolik olarak iletir.
"- Gaybın
anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez, karada
ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O
bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş
hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın. "
(Enam Suresi/6:59)
Son
olarak:Peygamberimizle ilgili şu 2 eseri okumanızı da öneririm:
1-İslam Peygamberi: Muhammed Hamidullah 2- Üç Muhammed: Mustafa
İslamoğlu
Selam
ve dua ile...