ÇOCUKLARIMIZA İSİM KOYARKEN...
İnsanın sıcak bir yuva kurmasının gayelerinden biri
de çocuk sahibi olmaktır. Zira Hz. Peygamber’in
(s.a.v) ifadesiyle çocuk, semeretü’l-kulûb
(kalplerin meyvesi) ve kurretü’l-ayn’dır (gözün
nuru). Onları helal kazançla beslemek, okutmak,
terbiyeli ve ahlâklı yetiştirmek, zamanı gelince
uygun bir eşle evlendirmek, onları sevmek, dua
etmek, koruyup kollamak, iyi birer insan olmaları
için gerektiği kadar ilgilenmek, anne-babaların
başlıca vazifelerindendir. Bu görevler silsilesinin
ilk basamağını onlara vereceğimiz isimler oluşturur.
İslam âlimleri ismi kimin koyacağı hususunda bazı
tavsiye ve önerilerde bulunmuşlar ve öncelikle hak
sahibi olanın baba olduğunu beyan etmişlerdir. Şayet
baba ölmüş ise bu hakkı kullanma yetkisi annenindir.
Çocuğa isim verme hakkını annenin kullanmasının en
güzel örneği yetim olarak dünyaya gelmiş olan
Sevgili Peygamberimiz’e (s.a.v) “Muhammed” adının
annesi Amine Hatun tarafından verilmesidir.
İSMİN MANASI GÜZEL OLMALI
Konulacak ismin güzel bir manasının olması, İslam
inancına ve hükümlerine uygun olması gerekir. Anlamı
İslamî akideye uygun olmayan, dinin yasakladığı bir
anlam taşıyan isimlerin çocuklara verilmesi uygun
değildir. Hz. Peygamber (s.a.v) yeni Müslüman
olanların şirk dönemindeki isimlerini değiştirmez,
genellikle aynen bırakırdı. Ancak bu isimler
arasında manası çirkin veya Allah’tan başkasına
kulluğu ifade edenler varsa, mesela müşriklerin
taptığı putlardan biri olan Uzza’nın kulu
anlamındaki Abdüluzza ve benzeri isimleri
genellikle, Allah’ın kulu manasında Abdullah veya
Rahman’ın kulu manasında Abdurrahman gibi isimlerle
değiştirirdi. “Allah katında isimlerin en güzeli
Abdullah ve Abdurrahman’dır” hadisi (Buharî, Edeb)
isim koyma hususunda İslam’ın genel prensibini
belirlemektedir.
KÖTÜ İSİMLER BAZEN KADERE TEVAFUK EDER
Osmanlı’nın kuruluş dönemlerinde yaşamış olan büyük
alim ve mutasavvıf İbn Melek konunun önemini şöyle
anlatır: “Sünnet-i seniyyeye göre kişinin çocuğu ve
sorumluluğu altındakiler için güzel isimleri tercih
etmesi gerekmektedir. Zira kötü isimler bazen kadere
tevafuk eder.” Ayrıca isim sahibi psikolojik olarak
hayatını farkına varmadan, adının taşıdığı anlam
doğrultusunda yönlendirebilir.
YENİ DOĞAN BİR ÇOCUĞA NASIL İSİM VERİLİR?
İslam’da çocuğa genellikle doğduğu gün veya gece
isim verildiği gibi, doğumunun üçüncü veya yedinci
gününde ad konulmaktadır. Rasulullah (s.a.v) oğlu
İbrahim dünyaya gelince “Bu gece bir oğlum doğdu;
ona ceddim İbrahim’in adını verdim.” (İbn Sad, et-Tabakatü’l-Kübrâ)
buyurmuşlardır. Dinimizde yeni doğan bir çocuğa
aşağıda vereceğimiz hususların uygulanması müstehap
olarak görülmüştür:
• Yeni doğan çocuğa süt vermeden evvel ağzına
yumuşatılmış hurma gibi tatlı bir şeyler sürülür.
• Çocuğa doğunca veya doğumu müteakip yedinci günü
adı konur.
• Çocuğun ismini ilmiyle âmil, ehli salih bir zata
koydurmak iyidir. Ashab-ı kiram çocuklarına
isimlerini Peygamber Efendimiz’e verdirmeyi tercih
etmişlerdir.
• Çocuk isim koyacak kişinin kucağına verilir. Kişi
abdestli bir şekilde kıbleye döner, önce sağ
kulağına ezan, sol kulağına ise kamet okur ve üç
kere çocuğun sağ ve sol kulaklarına ismini tekrar
eder.
• Çocuğa isim koyduktan sonra hayır duada
bulunulmalıdır. Peygamber Efendimiz: “Ya Rabbi bu
çocuğu hayırlı ve salihlerden eyle ve onun güzel bir
şekilde yetişmesini sağla” diye dua etmiştir.
İSMİN KUR’AN’DA GEÇMESİ ŞART MI?
Halkımız arasında çocuklara konacak isimlerin
mutlaka Kur’an’da geçmesi gerektiği gibi yanlış bir
inanış hakim. Hadislerden de anlaşıldığına göre
Efendimiz evlatlarımıza güzel ve anlamlı isimler
koymamızı tavsiye ediyor. Ancak bir ismin güzel
olması için onun mutlaka Kur’an-ı Kerim’de olması
gerekmez. Çünkü Kur’an’da şeytan, iblis, Karun,
Haman, Ebu Leheb gibi isimler de var. Mesela
günümüzde kız çocuklarına yaygınca verilen “Aleyna”
diye bir isim var. Manasına bakılmaksızın, kulağa
hoş geliyor, Kur’an’da da geçiyor diye bu ismi kız
çocuklarına koyuyorlar. Halbuki “aleyna” kelimesi
“bizim üzerimize olsun” anlamına gelen bir ifadedir.
Kur’an’da geçiyor diye çocuklara bir mana ifade
etmeyen böyle isimlerin verilmesi doğru değildir.
Tabi bu ismin bir de yabancı dillerden, örneğin
İbranice kız ismi olan “İlena”, İngilizce
söylenişiyle, “Aleine” den alınma ihtimali de var.
Çocuğa verilecek ismin onun hayat çizgisinde büyük
bir önemi haiz olduğunu düşünerek, kendi dînî
inancımıza, kültürümüze, örf, adet ve
geleneklerimize uygun ve güzel bir anlamı olan
isimler vermeye dikkat etmeliyiz.
Kaynak:semerkandaile/http://www.semerkandaile.com/Detay.aspx?YaziID=328&Sayi=14