CARİYE
KİME DENİR?
İsim = Yalçın Ekşi
e-mail = yalcineksi@m...et.com
Soru = Cariye kimlere denir ? Cariyelerle ilişki ne boyutta olabilir.
Günümüzde kimlere cariye diyebiliriz ? Teşekkür ederim.Saygılarımla.
Cevap:
Değerli Kardeşim,
Savaşta ele geçen
gayr-i Müslim kadın esirlerden, devlet tarafından Müslümanların zimmetine
verilenlere “cariye” ismi verilmektedir.
Konuyu doğru anlamak
için “kölelik” olayına biraz açıklık getirmek gerekmektedir. “Kölelik” kurumu Müslümanlar
tarafından ortaya çıkartılmamıştır. Bilakis İslam tedrici olarak(kademeli
olarak) köleliği kaldırmayı
hedeflemiştir.(Örneğin bir kısım günahların affı için köle özgürleştirme(azad) şartı getirilmiş,ve kölelerin belli ücret
karşılığında özgürlüklerini satın almalarını kolaylaştırmıştır.)
Bununla birlikte
İslam’ın geldiği asırda savaşlardaki esirlerin köleleştirilmesi yaygın bir
uygulamaydı. Müslümanların bunu tek taraflı kaldırmaları mümkün olamazdı.
Dolayısıyla “kölelik/cariyelik” İslamın teşvik ettiği bir kurumdan ziyade
o günün şartlarında dünyadaki
savaş hukuku uygulamalarının ortaya çıkarttığı bir kurumdur. (Bildiğiniz
gibi yakın zamana kadar Amerika'da devam etmiştir.)
Ancak İslam buna
da insani düzenlemeler getirmiş ve askerlerin
girdiği yerlerde fütursuzca talan yapmalarına ya da sınırları aşmalarına izin
vermemiştir. Oysa gayr-i Müslimlerin girdikleri ülkelerde oranın insanlarına
nasıl bir uygulama da bulundukları gözler önündedir. (daha önce Bosna Hersek’te...
günümüzde Irak’ta vb… tabi bunlar ortaya çıkarılabilenler..)
Kanaatimizce
uluslar arası hukuk, esirler arasında insani uygulamaları karşılıklı
olarak yerine getirdiği takdirde Müslümanlar da buna herkesten önce uyar.
Kanaatimizce
günümüzde cariye diye nitelenecek kimseler yoktur. Tarihin ilerleyen dönemlerinde
gerekiyorsa konu o günün İslam alimleri
tarafından yeniden değerlendirilir.
Konuyla ilgili günümüz İslam
alimlerinden Prof. Dr. Hayreddin Karman şu değerlendirmeyi
yapmaktadır:
"İslam geldiğinde dünyanın
birçok yerinde olduğu gibi Arabistan'da da köleler ve cariyeler
vardı. Onlara hayvan muamelesi yapılırdı. Sosyal ve ekonomik hayat
-kapitalist düzendeki faiz gibi- köle ve cariyenin varlığına
dayalıydı. Bunu derhal kaldırmak makul ve mümkün olmadığı için İslam
iki aşamalı bir yol izledi. Birinci aşamada köle ve cariyelere
önemli haklar tanıdı, durumlarını iyileştirdi. Bu o derecelere vardı
ki, Peygamberimiz "Köle ve cariyelere yediğinizden yedirin,
giydiğinizden giydirin, yapamayacakları işleri yüklemeyin, onlara
'Kölem, kulum, cariyem' demeyin, "Oğlum, kızım' deyin" buyuruyordu.
İkinci aşama ise kölelik ve cariyeliğin ortadan kalkmasını
hedefliyor, bu maksatla "ibadet niyetiyle veya mecburen azad etme,
çalışarak bedelini ödemek suretiyle hürriyete kavuşma, bedeli
ödemeyi kolaylaştırmak için zekat gelirinden pay ayırma,
köleleştirme kaynaklarını daraltma…" gibi tedbirlere, düzenlemelere
yer veriliyordu. Müslümanların ihmalleri yüzünden gecikse de zamanı
gelip kölelik kaldırılınca her düzenden önce İslam'ın hedefi
gerçekleşmiş oldu. Bugün cariye yoktur, İslam'a göre olması da
mümkün değildir." (http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=8442&y=HayrettinKaraman)
Selam
ve dualarımızla...